Sürdürülebilirlik

Genel Müdürümüzün Mesaji


Saygideger Paydaslarimiz,
 
 
Olaganüstü küresel ve finansal zorluklari içinde barindiran bu sene, Çemtas olarak basardiklarimizdan gurur duydugumu ifade ederek sözlerime baslamak isterim. Çemtas’in üzerine insa edildigi saglam temel, yarattigimiz çevik is modeli ve en önemlisi dirençli, üstün performansa haiz isgücümüz, yili saglam bir performansla bitirmemizi sagladi. Gelecek nesillere mirasimizin yasanabilir bir Dünya olmasi için, toplum ve çevreye karsi sorumluluk bilinciyle kaynaklarin verimli kullanimina ve döngüsel ekonomi çözümlerine odaklanan; insan, çevre ve ekonomik performansa ortak sadakat ile yarattigimiz çerçeve, sürdürülebilirlik stratejimizin temelini olusturdu ve ve tüm paydaslarimiz için katma degerli, pozitif etkiler yaratmaya hizla devam edecegimizin güvenini asiladi.
 
Sürdürülebilirlik ile ilgili çalismalarimiz devam etmekte olup, sürdürülebilirlik ile ilgili birkaç önemli notu da siz degerli paydaslarimizin görüsüne sunmak isterim.
 
Iklim degisikligi, insan faaliyetleri sonucu olusmus küresel bir sorundur. Gezegenimiz Sanayi Devrimi öncesine göre 1,2 derece daha sicak. Küresel isinma simdiden, kuraklik ve seller gibi asiri hava olaylari, deniz seviyesinde yükselme ve Arktik denizinin erimesi olarak etkilerini göstermeye basladi. Seragazi emisyonlari mevcut sekilde devam ederse, küresel isinma 2030 ile 2052 yillari arasinda 1,5ºC sinirini geçecek. 1,5ºC siniri, sürdürülebilir kalkinma ve yoksullugu önleme için kritik öneme sahip. Küresel isinmayi 1,5ºC ile sinirlandirmak, ekolojik sistemler ve yasam alanlari üzerindeki birçok kalici etkinin önlenmesi anlamina geliyor. Bu siniri geçmemek için küresel emisyonlari 2030 yilinda 1990 yilina göre yüzde 55 azaltmak ve 2050 yilinda net sifir emisyona ulasmak gerekiyor. Avrupa Birligi, bu hedefi gerçeklestiren ilk kita olmak iddiasindadir.
 
Konu, ülkemizin öncelikli gündemine Sinirda Karbon Düzenlemesi Mekanizmasi (SKDM) nedeniyle girmistir. Ihracatimizin yaklasik % 50’sini gerçeklestirdigimiz AB, aldigi her karar bizleri de etkileyecektir. Bu kararlardan en fazla etkilenecek olan da enerji ve emisyon yogun sektörlerin basinda gelen çelik sektörümüz olmaktadir.
 
2030 ve 2050 yillari iki kritik tarihtir. 2030’da, 1990’a göre yüzde 55 oraninda emisyon azaltimi hedeflenmektedir. Dönüsümde geç kalmanin maliyeti; hem iklim degisimi fiziki sonuçlari ve hem de ekonomik ve siyasi yaptirimlarin maliyetine katlanma olacaktir.
 
Ülke içinde karbon vergisi emisyon ticareti sisteminin kurulmasi zorunlu gözükmektedir.
 
Çelik üretimimizin yaklasik % 70’inin hurda kullanilarak çelik üretiyor olmasi en büyük avantajimizdir. Entegre demir-çelik tesisi agirlikli olan ülkelerden daha sansliyiz.
 
Demir cevherinin yüksek firinlarda karbonla redüklenmesi yerine DRI tesislerinin dogalgaz ve karbon yerine hidrojenle çalisip, dogrudan indirgenmis cevherin elektrik ark ocaklarinda hurdaya alternatif olarak kullanilabilecegi sekle dönüstüren proses rotasi bugün için çelik üretiminde tercih edilebilecek en kisa yol olarak gözükmektedir. Ancak, bugün için hidrojen tek çözüm gibi sunulmaktadir. Bugün için hidrojen üretimi çok fazla elektrik kullanan bir üretim prosesidir.
 
Türkiye elektrik üretiminde olusan CO2 emisyonlari Avrupa degerlerinden fazla olup Kapsam 2 emisyon içinde degerlendirilen Elektrik Enerjisi Üretiminde çikan emisyon seviyesi, Iklim degisikligi ve yesil mutabakat sürecinde sadece çelik üretimi için degil, tüm sektörlerimiz için üzerinde durmamiz gereken önemli bir konu olacaktir.
 
Entegre tesislerde Yüksek Firin ve Bazik Oksijen Firini yöntemleriyle çelik üretiminin devami bugün için karbon yakalama ve stoklama teknolojisindeki gelismelere bagli kalinacagini göstermektedir. Yine bugün itibariyle sifir karbon emisyonlu çelik üretimi ancak karbon yakalama teknolojisiyle rahatlayacak görünümündedir.
 
Fosil yakita dayali ve de enerji yogun olmasindan dolayi bugünkü çelik üretim prosedürlerinde emisyon açisindan dönüsmesi en zor proses YF ve BOF çelik üretim teknolojisidir. Türkiye için en önemli ve acil olan diger bir konu da elektrik üretimimizin daha çok yenilenebilir kaynaklardan elde edilmesidir.
 
Çemtas bünyesinde hizla artan çevresel ve sosyal ve ekonomik sürdürülebilirligi merkezine alan, yetkin insan kaynagi ve akilli teknoloji kullanimi ile bütünsel kurumsal yönetim yaklasimini benimseyen yeni is yapis sekillerinin Sirket stratejisine entegrasyonu ve basarili ürün gelistirmeleri bizi sorumlu is modellerinin gelecegine dair daha da motive ediyor. Çemtas bünyesinde; gezegenimizin çevresel ve sosyal mirasini gelecek nesillere kazançla aktarmak adina deger zincirimiz boyunca özveri ile yürüttügümüz tüm çalismalarimizdan saglanan kazanimlarimizi sürekli ve daha da güçlü kilmak temel hedefimiz. Bu hedefe saglam adimlarla ulasacagimiza dair güçlü bir inanci ekip olarak paylasiyoruz.
 
2022 yili sürdürülebilirlik hedeflerimize dogru ilerlerken, BM Sürdürülebilir Kalkinma Amaçlari ile paralel olarak 2030 yili hedeflerimizi de belirlemeye yönelik çalismalarimiza hiz verdik. Paydaslarimizin sürdürülebilir is modelleri ve sürdürülebilir kalkinma hususlarinda önceliklerini esas alarak, uluslararasi standartlarin belirledigi metodolojiye göre “Önceliklendirme Analizi” çalismalarimizi 2021 yilinda gerçeklestirdik. Yeni dönemde, bu öncelikler dogrultusunda hazirlamakta oldugumuz stratejik dönüsümü Çemtas bünyesinde hayata geçirmeyi planliyor, kazanimlarimiz ile deger zincirimize yön vermeyi hedefliyoruz. Çevremizin, ekosistemin, biyoçesitliligin ve dogal kaynaklarin korunmasini, sosyal mirasimizin güçlendirilmesini, tüketicilerimize, müsterilerimize, toplumumuza ve çalisanlarimiza deger katmayi odak noktasi belirlemis Sürdürülebilirlik stratejimiz ve bu yönde hayata geçirdigimiz iyi uygulamalarimizi deger zincirimizde yer alan tüm paydaslari kapsayacak sekilde yayginlastirma çalismalarimiza gelecek dönemlerde de hiz vererek devam edecegiz.
 
Çeligin kültürel mirasinin basarili temsilcileri arasinda oldugumuzun bilinciyle tüm paydaslarimiz için yarattigimiz degeri sürdürülebilir kilmak için üzerimize düsen tüm sorumluluklarin farkindayiz. Çemtas’in sürdürülebilirlik yolculugunda daha entegre, dijital, optimize ve operasyonel açidan mükemmel olmasi yönünde baslattigimiz bu tarihi atilim tüm hiziyla sürerken; uzun soluklu, sürdürülebilir ve toplumsal gelisime katki saglayan yatirimlarimiz ve taahhütlerimiz, yeni model uygulamalarimiz ve projelerimizle atilimimizi güçlü ve dirençli kilmayi amaçliyoruz. Sürdürülebilirlik yolculugumuzda bizlere destek veren, hedeflerimize ulasmamizda emegi bulunan basta çalisanlarimiz, tedarikçilerimiz ve is ortaklarimiz olmak üzere tüm paydaslarimiza tesekkürlerimi sunarim.
 
 
Nuri Özdemirel
 
Genel Müdür
 
©2022 - Çemtaş Tüm Hakları Saklıdır. TTR BİLİŞİM